- Email: evrehberligi@gmail.com
- Telefon: +90 530 072 6982
Mail: evrehberligi@gmail.com
Telefon: +90 530 072 6982
Neden Her Öğrenciye Aynı Program Uygulanamaz?
Eğitimde en sık yapılan hatalardan biri, tüm öğrencilerin aynı yöntemle öğrenebileceğini varsaymaktır. Oysa bir sınıfta oturan yirmi öğrenci, yirmi ayrı dünyadır. Aynı kitabı açarlar ama farklı sorular sorarlar. Aynı dersi dinlerler ama farklı şeyler duyarlar. Bu yüzden herkese uyan tek bir eğitim modeli düşüncesi, kulağa pratik gelse de, öğrenmenin doğasına aykırıdır.
Öğrenme Biçimleri Farklıdır
Kimi öğrenci duyarak öğrenir, kimi görerek, kimi ise yaparak. Bir öğrenciye diyagram çizmek yeterlidir, diğeri için o diyagramı adım adım deneyimlemek gerekir. Öğrenme süreci kişiseldir; bir öğrencinin zihinsel haritası diğerine benzemez. Bu nedenle tek tip program, bir grubun ilerlemesini sağlarken diğerini geride bırakabilir.
İlgi ve Motivasyon Düzeyi Değişkendir
Bir öğrencinin gözleri tarih dersinde parlar, diğeri ise matematikte kendini bulur. Her öğrenci aynı konuya aynı heyecanla yaklaşmaz. İlgi ve motivasyon, öğrenme sürecinin motor gücüdür. Aynı program, kimi öğrenciye ilham verirken, kiminde kayıtsızlık yaratabilir. Eğitimde eşitlik herkese aynı şeyi vermek değil, herkesin ihtiyacına uygun desteği sunmaktır.
Bilişsel ve Duygusal Gelişim Hızları Aynı Değildir
Bazı öğrenciler kavramları hızlı kavrar ama dikkat süresi kısadır; bazıları daha yavaş ilerler ama derin öğrenir. Biri özgüveni yüksek olduğu için hata yapmaktan korkmaz, diğeri en ufak eleştiride içine kapanır. Her öğrencinin bir konuyu veya dersi öğrenme hızı aynı değildir. Eğitim programı, bu farklılıkları göz ardı ettiğinde öğrenme eşitsizliği doğar.
Yaşam Koşulları Öğrenmeyi Etkiler
Bir öğrencinin evinde sessiz bir çalışma ortamı vardır, ailesi daha destekleyici davranabilir. Diğer öğrencinin ailesinde daha fazla sorumluluğu vardır evde yeterli ders çalışamaz. Kimi ders dışında özel destek alır, kimi çalışmak için zaman bile bulamaz. Aynı program, bu farklı yaşam koşulları içinde eşit sonuçlar doğuramaz. Bu nedenle öğretmenler, sadece müfredatı değil, öğrencinin yaşam bağlamını da anlamalıdır.
Sonuç olarak
Eğitim bir kalıba sokma süreci değildir. Aksine, öğrencinin kendini keşfetmesine rehberlik etmektir. Her öğrencinin potansiyeli, parmak izi kadar benzersizdir. Aynı programı herkese uygulamak, bu benzersizliği görmezden gelmek anlamına gelir.