- Email: evrehberligi@gmail.com
- Telefon: +90 530 072 6982
Mail: evrehberligi@gmail.com
Telefon: +90 530 072 6982
Bir çocuğu anlamak için onun konuşmasını beklersek geç kalabiliriz. Çocuğun sessizliği bizim için bazı durumların işaret olabilir. Bir oyunda, bakışmada, bazen verilmeyen bir cevapta kendini belli edebilir kaygı. Bunu fark etmek çoğu zaman yetersiz kalabilir çünkü çocuk henüz hislerinin farkında olmadığı için anlatamayabilir her şeyi.
Kaygı çocuklar için tanımlanamamış bir gerginlik halidir. Bir durum öncesinde hissedilen “ya olmazsa” düşüncesi aslında çocuğun tanımlayamadığı bir kaygıyı barındırıyor olabilir. Kaygı veya özgüven sorunları çocuklarda her zaman bir davranışla kendini göstermeyebilir; bazı sessizlikler kaygının göstergesi olabilir. Çocukluk çağında görülen bu sessizlikler dikkate alınmalı ve hızlıca müdahale edilmelidir.
Bir çocuğun potansiyelinin farkında olma durumu özgüvendir. Çocuk değerli olduğunu farkındaysa özgüvenlidir. Çocuk özgüven noktasında problem yaşadığında konuyu doğrudan başarıyla yorumlamak yanlış olur. Özgüven sorunları çoğunlukla denemekten kaçınma davranışıyla ortaya çıkar. Bu çocuklar genellikle hata yapmaktan korkar, onay bekler, eleştirildiğinde geri çekilir. Bu durum genellikle yanlış yapmanın tehlikeli olduğuna dair bir inanışla ortaya çıkar. Aslında çocuk başaramamaktan ziyade sevilmemekten korkar.
Kaygı ve özgüven sorunlarını anlamak çoğu zaman çocuğun duygularını anlamaktan geçer. Bir çocuk neden sessizleşir, neden ağlar, neden susar gibi soruların cevabı her çocuk için farklıdır. Bu nedenle tek bir cevaba odaklanmaktansa çocuğun hislerini anlamak önemlidir. Kaygılı çocuk kontrolü kaybetmekten korkarken özgüvensiz çocuk kontrolü kaybettiğini içselleştirmiştir. Çocuğun hislerini anladıktan sonra ilk amaç duygularını tanıyan ve onları kontrol edebilen bir çocuk yetiştirmek olmalıdır.
Çocuklarda kaygı ve özgüven sorunlarını anlamak onlara bir teşhis koymak değil onları anlamaya başlamanın ilk adımıdır. Bütün çocukların ortak isteği görülmektir. Bir yetişkin tarafından görülen çocuk değerli olduğunu hisseder. Bu his kaygıyı azaltır, güveni arttırır. Çocuğun dünyaya daha açık, daha meraklı bir biçimde yaklaşmasına zemin hazırlar. Görülmek, aslında her çocuğun büyüme yolculuğunda ihtiyaç duyduğu en derin onay biçimidir.