Motivasyon Beklemek Neden Seni Bitiriyor? 

  • Anasayfa
  • Motivasyon Beklemek Neden Seni Bitiriyor? 

Motivasyon Beklemek Neden Seni Bitiriyor?

Motivasyon Beklemek Neden Seni Bitiriyor? 

“Şimdi içimden gelmiyor, daha sonra hallederim.” Bu cümleyi hepimiz hayatımızın en az bir noktasında kullanmışızdır. Ne yapmamız gerektiğini biliyoruz, yapmak istiyoruz ama eyleme geçecek gücü kendimizde bulamıyoruz. Çünkü içimizden bir ses başlamak için bir şarta ihtiyacımız olduğunu söylüyor. Bu şart hepimiz için aynı: motivasyon. 

Motivasyon tanım olarak öğrenmeyi ve davranışlarımızı etkileyen önemli bir güçtür. İnsanların eyleme geçmesini ve belirli bir amaca doğru harekete geçmesini sağlar. Motivasyon bir başlangıçtan ziyade aslında bir sonuçtur; o geldiği için harekete geçilmez, harekete geçtikçe o artar.  

Beynimiz bizi dışsal etkilerden korumak için tehlikeli gördüğü şeylere karşı savunma mekanizmasını devreye sokar. Yeni bir işe, eyleme başlamak beyin tarafından enerji ve güç kaybı olarak algılandığı için “Şu an hazır değilsin.” “Daha iyi bir zamanda yapmalısın.” gibi ertelemeye yönlendirir. Çünkü beyin belirsizliktense alıştığı konforu tercih eder.  

Motivasyon beklemek çoğu zaman zararsız bir erteleme davranışı gibi görülse de aslında beraberinde getirdiği olumsuz başka durumlarda vardır. Erteleme davranışı kişinin yaşantısında yer edinen bir davranış olmaya başlar. Kişi yapmadıkça “ben zaten yapamıyorum” algısı oluşur e bununla birlikte özgüven zedelenir. 

Yaşantılarımızı göz önüne aldığımızda fark edebiliriz ki aslında motivasyon eyleme geçtikten sonra süreç içerisinde artar. Bu tesadüf değildir. Eyleme geçtikten sonra beyinde başarı hissi oluşmaya başlar ve bu başarı hissi beynimizin bizi teşvik etmesini sağlar.  

Motivasyon beklemek yerine atacağımız küçük adımlar bizi harekete geçirebilir. Örneğin kısa vadeli hedefler koyarak “5 dakika içinde bu işe başlayacağım” gibi cümlelerle kendimizi harekete geçirebiliriz. Etrafımızdaki dikkat dağıtıcı unsurlar olmadığında daha çabuk harekete geçebiliriz bu yüzden dikkat dağıtıcıları ortadan kaldırabiliriz. Duygu ve sorumluluklar birbirinden ayrılmalıdır. Bazen bazı şeyleri istemesek de yapabileceğimizi kendimize aşılamalıyız. 

Motivasyon hiçbir zaman onu beklediğimiz yerde bizi bulmayacak. O, biz harekete geçtiğimizde peşimizden geliyor olacak. Bu farkındalığı kişiliğimize empoze ettiğimiz zaman, başlamak bizim için bir hedef değil kimliğimizi yansıtan bir davranış olduğunda motivasyonla alakalı büyük bir adım atmış oluruz.  

Unutulmamalıdır ki; beklemek yavaşlatırken başlamak geliştirir ve değiştirir.